Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi

Müzemiz kurucu başkanımız Prof. M. Öcal Oğuz’un müzecilik ve halkbilimi hakkındaki tecrübelerini aktarması, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki’nin Ankara’nın önemli turizm merkezlerinden biri olan Hamamönü’nde bir konağı Gazi Üniversitesi Türk Halkbilimi Araştırma ve Uygulama Merkezine tahsis etmesi, Ankara Kalkınma Ajansı’nın bu konağın müzeye dönüştürülmesi için maddi destek vermesi ve Gazi Üniversitesi Türk Halkbilimi öğretim üyeleri ve öğrencilerinin özverili çalışmalarıyla hayat bulmuştur. Müzemizin kuruluş amacı başkentimizi kültür turizmi merkezlerinden biri haline getirmeye katkıda bulunmaktır. Ankara’nın kültür turizmi potansiyelini hareketlendirmek, tarihî ve kültürel değerlerini ortaya çıkarmak için alan çalışmaları yapmak ve bu alan çalışmasından elde edilen verileri müzede uygulama modellerine dönüştürmek müzemizin hedefleri arasında yer almaktadır. Projemiz hakkında daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Müzemizi açmadan önce Ankara’nın tüm ilçelerinde ki tarihi kültürel değerleri derlememiz gerektiğinin farkındaydık. Bunun için proje kapsamında Ankara’nın ilçe ve köylerine tek tek giderek alan araştırması yaptık. Alan araştırması esnasında topladığımız verilerle bir bilgi havuzu oluşturduk. Somut olmayan kültürel miras toplulukların, grupların ve kimi durumlarda bireylerin, kültürel miraslarının bir parçası olarak tanımladıkları uygulamalar, temsiller, anlatımlar, bilgiler, beceriler ve bunlara ilişkin araç gereçler ve kültürel mekânları ifade eder. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesinde (2003) somut olmayan kültürel mirasın belirdiği alanları beş ana başlık altında toplanmıştır. Bunlar; Sözlü anlatımlar ve sözlü gelenekler, Gösteri sanatları, Toplumsal uygulamalar, ritüeller ve festivaller, Halk bilgisi, evren ve doğa ile ilgili uygulamalar El sanatları geleneğidir. Somut olmayan kültürel mirasın korunması, yaşamasını garanti altına alma açısından tespit, belgeleme ve araştırmadan sonra ‘müzeleme’yi önerir. Somut olmayan kültürel miras, yalnızca arşiv bilgisi ile sınırlı olan bir sergileme tekniği ile değil, elde edilen ürünlerin işlevi, toplandıkları bağlam, yapım teknikleri ve varsa geleneksel yaşamdaki rolleri ile bir bütün olarak değerlendirilmektedir. ICOM’un müze için yaptığı tanım şöyledir: “ICOM halka hizmet eden bir enstitüdür. Objeleri korur, anlaşılır kılar, özellikle insanlık ve doğa ile ilgili delilleri halka sunar. Bunları yaparken de çalışmaya, eğitime ve eğlenceye fırsat yaratır.” SOKÜM sergilenirken de ICOM tanımlamasında yer alan “eğlence, eğitim, koruma, anlaşılır kılma ve tanıtma” ilkeleri dikkate alınmaktadır. ICOM diğer bir tanımlamasında da “İnsan ve çevresine tanıklık eden” her türlü ürünün gelecek kuşaklara aktarılmasını istemektedir. Bilgi ve geleneği, gelecek kuşaklara aktarmanın önemli yollarından birinin de turizm olduğuna inanıyoruz. Turizm aracılığıyla hem yerel kalkınma sağlanır hem de müzelerin eğitim işlevi gerçekleşmiş olur. Ancak her iki işlevin gerçekleşebilmesi için somut nesnelerin sabit bir halde değil sürekli değişebilen ve bağlama göre şekil alabilen bir sergileme tekniği ile ziyaretçiye sunulması gerekmektedir. Örneğin müzemizde “foyası meydana çıkmak”, “dolap çevirmek” gibi deyimlerin kökeni somut nesneler üzerinden aktarılmaktadır. Dolap çevirmek deyimi eskiden mal varlığı iyi olan kişilerin konaklarında haremlik ve selamlık arasındaki gönül ilişkilerini anlatmaktadır. Bu büyük evlerin kadınlar kısmına haremlik, erkekler kısmına selamlık denilirdi. Kadınlar kısmı ile erkekler kısmı arasındaki duvara kendi ekseni etrafında dönen, silindir biçiminde kapaksız bir dolap yerleştirilirdi. Yarısı açık, yarısı kapalı bu dolabın içinde sıra sıra geniş, dar raflar bulunurdu. Kadınlar kısmında pişen yemekler, içecekler diğer ikramlar bu dolap ile erkekler kısmına servis edilirdi. Kadınlar, ikram edilecekleri, yiyecekleri dolabın kapalı kısmına yerleştirip, erkekler kısmına çevirir, tabaklar, fincanlar boşalınca da erkekler tarafından kadınlar kısmına dolap çevrilirdi. Böylece kadın erkek birbirini görmeden servis yapılmış olurdu. Ne var ki, bu servis dolaplarının zaman zaman gönül işlerinde kullanıldığı da olurdu. Örneğin delikanlının biri sevdalısına kimsenin haberi olmadan gizlice mektup, çiçek vesaire verecek olursa bu dolaptan yararlanırdı. Delikanlıya kız tarafından bir mendil gönderilmek istendiğinde de yine bu dolap hizmet verirdi. Öykünün bu şekilde anlatılması ziyaretçinin belki de çocukluğundan beri belleğinde taşıdığı ama tam olarak anlamlandıramadığı deyimle arasında sağlam bir bağ oluşmasına yardımcı olmaktadır. Bunun yanı sıra ziyaretçinin müzede bu deyimin çıkmasına neden olan dönme dolabı görüp işlevini kavraması da müze nesnesi ile etkileşim kurmasına neden olmaktadır. Bir müze nesnesinin hikâyesi ile birlikte sunulması bilgi aktarımını pekiştirmekle kalmayarak aynı zamanda da nesnenin bütünlüklü bir sergileme mantığıyla müzede yer almasına neden olmaktadır. Yukarıda verilen örneklerden de anlaşılacağı gibi Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi müze nesnesini etrafında oluşan tüm kültürel bellek ve birikimle birlikte bütünsel bir yaklaşımla değerlendirmektedir.

Üzgünüz. Müzeye ait kayıtlı mekan bulunmamaktadır.
Üzgünüz. Müzeye ait kayıtlı eser bulunmamaktadır.
Talatpaşa Bulvarı, Öz Sokak Altındağ/Ankara
0 312 3112034
bilinmiyor
09.00 Açılış 18.00 Kapanış

Müzeasist

Müzeasist mobile uygulumamızı AppStore veya Play Store dan indirebilirsiniz